Level 1

250 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
abstract
soyut, özet
abuse
küfür etmek-çirkin şeyler söylemek-istismar
accordance
uyum uzlaşım
accurate
doğru, yanlışsız
acquisition
kazanç
adequate
yeterli, elverişli
adjacent
bitişik, kapı komşusu niteliğinde
allocate
tahsis etmek, herbirine bölüştürmek
ally
müttefik
antibody
antikor
arch
kemer
arrangement
düzenleme
array
düzenlemek süslemek
artificial
yapay
assess
değerlendirmek (değerini ölçmek biçmek)
asset
varlık değerli şey
associate
birleşmek arkadaşlık etmek
assume
varsaymak, üzerine almak (hak ve sorumluluğunu)
assure
karşısındakine bir konuda teminat etmek ("emin olunuz ki" demek)
attribute
atfetmek, nedenini ona bağlamak, özellik, nitelik, sıfat
auction
açık arttırma ile satış, müzayede
audit
denetleme, murakabe, hesapları teftiş
beam
ışın sinyal
binary
çift
boost
hızla arttırmak
breach
uymama çiğneme
capture
zapt etmek
cease
sona ermek veya erdirmek
chorus
koro
cluster
salkım demet
colleague
meslektaş
commit
işlemek
commodity
mal meta
compensation
tazminat, telafi
comply
razı olmak
component
parça bileşen
compound
katmak eklemek
comprise
oluşmak
conceive
kafasında oluşturmak, kavramlaştırmak, gebe kalmak
concerning
ilişkin
conduct
yürütme idare
confine
hapsetmek
confirm
onaylamak
conflict
anlaşmazlık, çatışma
confront
karşı durmak, geçit vermemek
conjunction
bağlaç birleşim
consequence
sonuçta ortaya çıkan durum, sonuç
conservation
koruma idareli kullanma
acknowledge
varlığını onaylamak, kabul veya itiraf etmek (olumsuz nüans değil)
acquire
elde etmek
consist of
oluşmak, ibaret olmak
consonant
sessiz harf
constant
değişmez, sabit
constitute
oluşturmak
constraint
baskı, kısıtlama
context
bağlam
contraction
kasılma, büzülme
constractor
müteahhit
contrasting
çelişen
contribution
katkı
convey
iletmek
criticism
eleştiri
crucial
yaşamsal önemi olan
curb
zaptetmek
curve
eğme, kavis
damp
rutubetli, ıslakça
debtor
borçlu
debut
sahneye ilk çıkış
decade
on yıl
decay
çürütmek
decline
azalmak, gerilemek, reddetmek
dedicate
adamak, ithaf etmek
deficit
açık (hesap)
deliberate
ayrıntılarıyla üzerinde durmak, kasti
delicate
narin, hassas, dikkatle korunması gereken
density
yoğunluk
depict
tasvir etmek, göstermek, işaret etmek
depreciation
amortisman, değeri düşme
derivative
türev, türetilmiş şey
disapprove
uygun görmemek
discharge
tahliye etme, taburcu etme, boşaltma
discourse
söylev, söylem
dismiss
huzurundan çıkarmak, git demek, kovmak, işten çıkarmak
disposal
imha etme
dispute
anlaşmazlık (sürüp giden)
dissolve
bir sıvı içinde eriyerek veya eriterek çözmek/çözülmek
distant
uzak, soğuk
distinct
belirgin
distinguish
farkını görebilmek, ayırt edebilmek
domestic
yerli, evcil
dominate
egemen
due
hak edilen
efficient
etkin ve yeterli, verimli, randımanlı, usta
elaborate
üzerinde ayrıntılarıyla durmak ve titizlikle oluşturmak
elect
seçim
embrace
kucaklama, benimseme
emerge
ortaya çıkmak, oluşmak, "zuhur" etmek
encounter
karşılaşmak, rastgelmek
engage
nişanlı, meşgul, ücretle tutmak
enhance
arttırmak, zenginleştirmek (değerini, gücünü, görüntüsünü)
enquiry
soruşturma, inceleme
ensure
garantiye almak
equilibrium
denge
equity
adalet, dürüstlük
equivalent
eşdeğer, eşdeğerli
essential
vazgeçilmez, esas, temel gerekli
evolve
evrilmek, evrimleşmek
exceed
sınırı aşmak
exemption
muafiyet
expand
genişlemek veya genişletmek
expense
masraflar
exploit
olağanüstü başarı, serüven
exploration
dolaşma ve keşif, inceleme gezisi
expo
ifade, yorumlama
expose
maruz bırakma
extend
uzatma
extract
seçerek/özümleyerek ayırıp çıkarmak
faintly
hafifçe, zayıf olarak
faucet
musluk
fiscal
mali
fraction
kesir
framework
çerçeve, çatı, iskelet
fundamental
esas, temel, başlıca
gain
kar
generate
üretmek, oluşturmak
genre
üslup
genuine
gerçek, hakiki, sahte değil
gesture
jest, hareket
gradual
aşamalı
grain
tanecik, zerrecik, tahıl tanesi, ağaç damarı
gravitational
yerçekimi
highlight
belirtmek, vurgulamak
imperative
zorunlu, mecburi
implement
yerine getirmek, uygulamak, yürürlüğe koymak
implication
ima, çıkarım, saklı anlam
impose
yüklemek, zorla kabul ettirmek
improvement
ilerleme, gelişme
incentive
teşvik
incidence
olma, vuku bulma, oluş sıklığı
incur
girmek, uğramak, kaynaklanmak
indicate
işaret etmek
induce
oluşmaya veya yapmaya yönlendirmek, oluşturtmak
initial
ilk, başlangıçtaki
initiative
girişim, ilk adım
interim
geçici olarak, araya sokarak
interior
interpret
yorum yapmak, sözlü tercümanlık yapmak
interrupt
kesintiye uğratmak
interval
ara, fasıla
intervention
müdahale
irritate
kızdırmak
justify
haklı çıkarmak, haklılığını göstermek, cevaz vermek
keen
istekli, hevesli, çabuk öğrenen
lean
yaslanmak, dayanmak
linguistic
dilsel
loose
gevşek
lump
yığın
magnitude
büyüklük, cesamet, azamet, önem
mainstream
anadamar, toplumsal tercih
majority
çoğunluk
manner
tarz
marine
denizle ilgili
membrane
ince zar
minority
azınlık
monetary
parasal
movement
hareket, eylem
narrative
öykü, anlatı tarz edebiyat
narrator
anlatan kişi
noticeable
göze çarpan, dikkate değer
obscure
tanınmayan/bilinmeyen, karanlıkta, anlaması zor
obtain
sağlamak, elde etmek
occasion
vesile, önemli gün, özel olay
occupy
işgal etmek
occur
meydana gelmek
opponent
rakip, hasım
oppose
karşı koymak
ordinal
sıra sayısı
outline
özet, ana çizgiler, taslak
particularly
özellikle
pension
emekli maaşı, pansiyon
permanent
kalıcı, sürekli
permit
izin, ruhsat
possess
sahip olmak, etkilemek
praise
övgü
precede
önde olma, üstünlük
precise
kesin
predator
yırtıcı hayvan
predict
kehanette bulunmak
premises
mülk
prescribe
tavsiye etmek, reçetelemek
presumably
galiba, herhalde, büyük olasılıkla, öyle varsaymamız gerekir ki
prevent
engellemek
primary
ilk, baş, temel
primitive
ilkel
probe
derinlemesine araştırmak, incelemek
prompt
hızlı, çabuk
prospect
olasılık, beklenti
rapid
çok hızlı
leap
sıçramak
preserve
korumak, muhafaza etmek
to recall
hatırlamak
reckon
hesaplamak
recognition
tanıma, kabul
recruit
askere almak, taraftar toplamak
redundancy
gereğinden fazlalık, bolluk
relevant
konu ile ilgili
remark
demek (söylemek), belirtmek
remote
uzak, yabancı
replacement
yenileme, yedek
resemble
benzemek, andırmak
residue
tortu, artık, geride kalanlar
respective
kendi, şahsi
restrict
sınırlama, kısıtlama
retain
alıkoymak
reveal
ifşa etmek, açığa vurmak, açıklamak
reverse
ters, arka
revise
gözden geçirmek, revize etmek
revival
dirilme, uyanış
rival
rakip
savage
vahşi, yabani, acımasız
scattered
darmadağın çevreye saçılmış
sediment
tortu
sequence
ard arda, zincirleme
severe
sert, şiddetli
sheer
saf, halis
slope
eğim, yamaç
solvent
çözücü
specimen
numune, örnek
statutory
meşru, yasaya uygun
steer
yönlendirmek
stem
gövde, sap
stimulate
uyarmak, kışkırtmak
strain
soy, ırk
subsequent
sonradan gelen, daha sonraki
subsidiary
şube
substantial
önemli derecede
subtle
ince zeka işi, derine giden, yüzeysel olarak kolay anlaşılamayan
suffix
son ek
sustain
devam ettirmek, korumak
tender
körpe
undergo
başına gelmek, geçirmek
underlie
altında yatmak, temeli veya görünmeyen nedeni olmak
undertake
üstlenmek, sorumluluğunu almayı kabul etmek
vast
çok geniş, engin
vegetation
bitki örtüsü
velocity
hız, sürat
venture
girişim, cesaret işi, riskli iş
verse
şiir, nazım
withdraw
geri çekmek, geri çekilmek
yield
boyun eğmek, verim (ürün)