Level 1

Vocabulary


614 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
launch
başlatmak, göndermek, piyasaya sürmek
approach to
yaklaşım, tarz
considerate (adj)
düşünceli
hardly
neredeyse hiç
eager
istekli
discovery
keşif
access to
erişim
apparently
görünüşte
selfish
bencil
view (as)
izlemek, görmek
convince
inandırmak, ikna etmek
scarce
kıt
significant
önemli, önemli derecede
truly
gerçekten, içtenlikle
completely
tamamen
advanced
ileri düzeyde
previously
önceden
incorporate
birleştirmek
exert
sarfetmek(çaba)
relatively
nispeten
approximately
tahminen
restriction
kısıtlı
originally
başlangıçta
reliable
Güvenilir
urgent
acil
loyal
sadık
innovative
yenilikçi
fundamentals
temel öğeler
issue
konu, mesele, yayın, baskı
frozen
donmuş
invariably
her zaman
suspect
şüpheli
annual
yıllık
application
başvuru, uygulama, uyarlama
emphasis
vurgu
sample
örnek, numune
widely
yaygın olarak
firmly
sıkıca, kesin olarak
withhold
esirgemek, elinde tutmak, vermemek
immense
muazzam
encounter
karşılaşma, müsabaka
detriment
zarar
unmistakably
açıkça
proportional
orantılı
compensation
tazminat, telafi
gradual
kademeli
excuse
mazeret
resistant
dirençli
distinguish
ayırt etmek
kindly
içten
lonely
yalnız
objection
itiraz
ensure
temin etmek
highly
hayli, yüksek mevkili
brilliant
çok iyi, oldukça akıllı, parlak
respect
saygı duymak, onur duymak
convey
(bilgi) iletmek, taşımak
regulate
düzenlemek
interrupt
araya girmek
increase
artmak
resentment
içerleme
stabilize
dengede tutmak
impression
izlenim, iz
imply
ima etmek
boost
geliştirmek, yukarıya kaldırmak
determined
azimli, kararlı
collaboration
işbirliği, düşmanla işbirliği
legitimate
meşru, mantıklı, meşru doğmuş
occurrence
olay, meydana gelme
solely
yalnızca
steady
devamlı, sabit
extreme
aşırı
inconclusive
bir sonuca varmayan
desperately
aşırı, umutsuzca
prevalent
yaygın
brief
kısa
follow
takip etmek, anlamak
extensively
kapsamlı bir şekilde
eventually
sonunda
extinction
nesli tükenme
deny
inkar etmek, izin vermemek
freely
özgürce
composed
sakin
reference
söz etme, başvurma
incredibly
inanılmaz derecede
misuse
yanlış kullanmak
ultimate
nihai
concern
endişe, merak
physically
fiziki olarak
deliberately
bile bile, kasten
corruption
yolsuzluk
negotiate
müzakere etmek
sparsely
seyrek olarak
reluctantly
isteksizce
deficient
yetersiz
wealthy
zengin, varlıklı
edition
baskı
domestic
yurt içi, evsel, evcil
sensation
his
sole
tek
remain
kalmak
form
oluşturmak, şekil vermek
intervention
müdahale
rich
zengin
admire
hayran olmak
excess
aşırı
efficiency
verimlilik
convert
dönüştürmek
adversely
olumsuz şekilde
herald
açıklamak
speculate
tahminde bulunmak, kafa yormak
encompass
içermek
framework
temel yapı
transient
geçici
disturbance
rahatsızlık
stipulate
şart koşmak
allowance
ödenek, pay
consolidate
sağlamlaştırmak
importance
önem
entirely
tamamen
discrimination
(cinsiyet, ırk, din) ayrım, ayırt etme
investigate
araştırmak
pattern
biçim, motif
substantial
azımsanmayacak miktarda, önemli
decline
azalma, gerileme
counter
karşı çıkmak
implication
olası sonuç, ima, suça bulaşma
impressive
etkileyici
avoid
kaçınmak
beneficial
yararlı
movement
akım, hareket
trigger
tetik, tetikleyici
primarily
başlıca
roughly
yaklaşık, şiddetle
initiative
girişim, karar verme yetkisi
uncertain
belirsiz
generally
genellikle
expensive
pahalı
rapid
hızlı
submit
sunmak, uymak
asset
kazanç, mal varlığı
urge
ikna etmek
dangerous
tehlikeli
competitive
rekabetçi
component
bileşen
unreliable
güvenilmez
function
işlev, çalışma
acquire
edinmek
profoundly
derinden
responsible
sorumlu
detect
tespit etmek
scarcity
kıtlık
layer
tabaka
priority
öncelik
vulnerable
savunmasız
tendency
eğilim
requirement
gereklilik
combine
birleştirmek
violate
ihlal etmek
challenge
zorluk, meydan okuma
interact
etkileşim
rare
nadir, az pişmiş (et), seyreltilmiş
excessive
aşırı
influence
etkilemek
challenging
zorlayıcı
course
ders, saha, rota, yemek, tedavi, katman
enact
kanunlaştırmak, canlandırmak
association
kuruluş, ilişki
precaution
önlem
predominantly
çoğunlukla
reveal
ortaya çıkarmak
absolutely
kesinlikle
distribution
dağıtım
migrate
göç etmek
approval
onay
benefit
yarar, para yardımı
injured
yaralanmış
deliver
teslim etmek, doğum yapmak
method
yöntem
profit
kâr
significant
önemli
indicate
göstermek, tavsiye etmek
agreement
anlaşma
worthwhile
değerli
skillful
becerikli
indicative
belirten
succeed
başarmak, yerinde geçmek
destroy
yok etmek
right
sağ, hak, doğru olan (şey)
optional
seçeneğe bağlı
controversial
tartışmalı
presently
şimdi, yakında
dramatically
çarpıcı biçimde
probable
muhtemel
crucial
çok önemli
fill
doldurmak, bir görevi üstlenmek
greatly
büyük ölçüde
rapidly
çabuk bir şekilde
owe
borçlu olmak
interpretation
yorum
separate
ayırmak
conservation
koruma
potential
potansiyel
derive
türemek
stimulating
uyarıcı
progress
ilerleme
prevention
önlem
deterioration
kötüleşme
confidence
güven, sır
prevail
üstün gelmek
disease
hastalık
affordable
makul fiyatlı
expose
ortaya çıkarmak, maruz bırakmak
substance
madde, önem
preservation
koruma
interfere
araya girmek
commonly
yaygın olarak, ortak
design
tasarlamak
negotiation
görüşme
partially
kısmen
valid
geçerli
happen
meydana gelmek
observable
gözlemlenebilir
attribute
...ya atfetmek
abolition
(yürürlükten) kaldırma
stem from
den gelmek
refrain
kaçınmak
usually
genellikle
fundamentally
temelde
particularly
özellikle
agent
aracı, ajan, etken
explanation
açıklama
prosperity
refah
balance
denge, bakiye, terazi
traditionally
geleneksel olarak
hinder
engel olmak
precisely
tam olarak
restrict
sınırlamak
confidentially
sır olarak
attend
katılmak, dikkatini vermek
suggestion
öneri
stimulate
harekete geçirmek, heyecanlandırmak
display
sergilemek, göstermek
remarkably
dikkat çekecek şekilde
coherent
tutarlı, kolay anlaşılır, bağdaşık
indefinitely
süresiz olarak
consideration
değerlendirme, hesaba katma, anlayış
react
tepki göstermek
threat
tehdit
opposite
zıt
immediately
derhal, hemen (yakınında)
primary
başlıca, ilkokul, ilk
span
sürmek, kapsamak
tremendous
devasa
condition
durum, şart, rahatsızlık
wonder
merak etmek, şaşırmak
substantial
önemli derecede
considerable
kaydadeğer
condemn
kınamak
slippery
kaygan
inhospitable
misafirperver olmayan, yaşanmaz
outside
açık havada, dış kaynaklı
detection
bulma, suçluyu bulma
evident
belli
regularly
düzenli olarak
fundamentally
temelde
mistrust
güvensizlik
explain
açıklamak
rainfall
yağmur yağışı
conversion
değişim
accurately
doğru bir şekilde
public
kamu, halka açık
severely
ciddi bir şekilde, kaba bir şekilde
impressively
etkileyici bir şekilde
detrimental
zararlı
extremely
son derece
tend
eğilimli olmak, ilgilenmek
innovation
yenilik
occur
meydana gelmek
care
bakım, dikkat, kaygı
punctual
dakik
recurrence
tekrarlanma
departure
kalkış, sapma
susceptible
savunmasız
already
çoktan
defy
karşı koymak
inconsiderately
düşüncesizce
release
serbest bırakmak, yaymak, piyasaya çıkarmak
chiefly
başlıca
trait
özellik
instantly
hemen
survivor
hayatta kalan
make
yapmak, yaptırmak, olmak
considerate
düşünceli
spread
yayılmak
densely
yoğun olarak
abundance
bolluk
loose
gevşek, serbest, bol
exceptionally
olağanüstü
constantly
sürekli
restriction
kısıtlama
especially
özellikle
vary
çeşitlilik göstermek
come
gelmek
conclusive
kesin
latest
en son
estimate
tahmin
resistance
direnç
relative
göreceli, bağlantılı
protective
koruyucu
decay
çürük
absorb
emmek, anlamak, dikkatini vermek
determine
belirlemek, karar vermek
tremendously
son derece
addition
toplama, ilave
enforce
zorla kabul ettirmek
expenditure
harcama
need
ihtiyaç
conscientiously
özenli bir şekilde
progressively
gittikçe
inflict
dayatmak
regard
...olarak görmek, dikkatlice bakmak
extend
uzatmak, kapsamak
prospect
olasılık
shift
vardiya, değişim
contribute
katkıda bulunmak
perennial
sürekli
level
seviye
suggest
önermek, ileri sürmek
drastically
ani ve beklenmedik bir şekilde
profound
şiddetli, derin
comparatively
nispeten
seek
aramak, ...yapmaya çalışmak
predict
tahmin etmek
nutritional
besleyici
notoriously
(olumsuz anlamda) herkesin bildiği gibi
recommendation
tavsiye
diverse
çeşitli
fluctuate
dalgalanmak
incident
olay
comply
uymak
maintenance
bakım, nafaka
outlaw
yasaklamak
evidence
kanıt
focus
odaklanmak
enormously
aşırı derecede
acutely
çok güçlü bir şekilde, zeka ile
available
mevcut, müsait
abandon
terk etmek
necessarily
muhakkak
Choose
seçmek
worship
tapma
survive
hayatta kalmak
diagnose
teşhis etmek
disaster
felaket
valuable
değerli
rarely
nadiren
concentration
yoğunlaşma, yoğunluk
exploitation
yararlanma, istismar
disadvantage
dezavantaj
damaging
hasar verici
adopt
evlat edinmek, benimsemek, seçmek
interval
aralık
widespread
yaygın
profitable
kazançlı
faulty
bozuk
permanently
kalıcı olarak
reservation
yer ayırtma
gap
boşluk, fark
grant
vermek, kabul etmek
manifestation
gösterge
fluctuation
dalgalanma
respond
cevap / karşılık vermek
purely
tamamen
process
süreç, işlem
properly
düzgünce
ability
yetenek
display
sergi
mutual
karşılıklı
maintain
devam ettirmek, bakım yapmak, ifade etmek
circumstance
durum
increasingly
giderek daha
adequate
yeterli
deficit
eksiklik
feasible
uygulanabilir
gradually
aşamalı olarak
reach
ulaşmak, uzanmak
compatible
uyumlu
enthusiastic
hevesli
publicize
reklamını yapmak
highlight
vurgulamak
sophisticated
kültürlü, gelişmiş
protectively
korucuyu bir şekilde
conductivity
iletkenlik
inseparable
ayrılmaz
take
almak, (süre) almak
essential
gerekli
threaten
tehdit etmek
evoke
çağrıştırmak
species
tür (canlı)
promise
söz, umut verici şey
enhance
geliştirmek
correlation
karşılıklı ilişki
roam
gezinmek
incalculable
hesaplanamayan
evaluate
değerlendirmek
confer
müzakere etmek, (ödül, ünvan) vermek
shortage
kıtlık
disturbing
rahatsız edici
regularly
düzenli olarak
seriously
ciddi bir şekilde
overcome
üstesinden gelmek
conclusively
kesin olarak
confident
kendinden emin
remarkable
kayda değer
task
görev
inaccessible
erişilemez
conveniently
uygun olarak
exactly
tam olarak
prevalence
yaygınlık
clearly
açık bir şekilde
upgrade
yükseltmek (kalite, seviye vb.)
combination
birleşim, kilit şifresi
require
gerektirmek
enable
olanak sağlamak
exceptional
olağan dışı
relent
yumuşamak
advisory
tavsiye niteliğinde
efficiently
verimli bir şekilde
internal
ultimately
en sonunda
keep
tutmak, devam etmek
integration
bütünleşme
means
araç, para
vital
hayati, enerji dolu
single-handedly
tek başına
collect
toplamak, koleksiyon yapmak, gidip almak
sympathetic
cana yakın, karşısındakinin duyguları anlayan
discredit
itibarını sarsmak
undergo
maruz kalmak
transformation
değişim
viable
uygulanabilir
assess at
değerlendirmek
abundantly
bol bol
accustom
kendini alıştırmak
essence
esas, (esans) öz
scholarship
burs
discover
keşfetmek
considerably
bir hayli
refer
bahsetmek, ilgili olmak
ingenious
dâhice
prominent
önde gelen
deserve
hak etmek
partly
kısmen
promote
teşvik etmek, terfi ettirmek, reklamını yapmak
common
yaygın, ortak
exception
istisna
dispose
atmak
conduct
yapmak, (orkestra vb.) yönetmek, (elektrik, ısı) iletmek
consent
rıza
reluctant
isteksiz
indispensable
çok gerekli
occupy
yer kaplamak, işgal etmek
confront
karşılaşmak
sufficient
yeterli
vigorously
dinç şekilde
payment
ödeme
establish
kurmak, belirlemek
anxious
endişeli, çok istekli
unfavourably
elverişsiz bir şekilde
compelling
inandırıcı, heyecan verici
persuade
ikna etmek
reduce
azaltmak
illuminated
aydınlatılmış
debate
tartışmak
inevitable
kaçınılmaz
confusion
karmaşa
leading
önde gelen
accelerate
hızlandırmak
appropriately
uygun bir şekilde
cure
tedavi etmek
spill
sızıntı
objective
hedef
closely
yakından
supply
kaynak
currently
şu anda
continuously
aralıksız
nearly
neredeyse
difference
fark
adjust
ayarlamak, uyum sağlamak
scatter
dağıtmak
exceed
aşmak
keen
istekli, gelişmiş
demand
talep etmek, gerektirmek
involuntary
istenilmeden yapılan
initially
ilk başlarda
effective
etkili
embark
(gemiye) binmek
heavily
ciddi ölçüde
dramatic
çarpıcı, tiyatroyla ilgili
claim
iddia etmek, talep etmek
discussion
tartışma
impact
etki, darbe
rarely
nadiren
recreation
eğlence, yeniden yaratma
product
ürün, çarpım
cite
bahsetmek, mahkemeye çağırmak
damage
hasar
inhabitant
yerli
accurate
doğru
fragmentary
parçalar halinde
settlement
antlaşma, yerleşim alanı
informed
haberdar
inappropriate
uygunsuz
demonstrate
göstermek, gösteri yapmak
treatment
tedavi, davranış
major
büyük / önemli
treat
davranmak, tedavi etmek, ısmarlamak
accompany
eşlik etmek
degree
derece, diploma
numerous
çok sayıda
attempt
teşebbüs
allocate
tahsis etmek
vast
geniş
uniquely
eşsiz olarak
prevent
önlemek
distinctly
farklı bir biçimde
glamorous
cazibeli
commit
suç işlemek, adamak, (hapise, hastane) göndermek
episode
bölüm (dizi), dönem
notably
özellikle, göze çarpar biçimde
utilize
yararlanmak
utilization
kullanım
disrupt
bozmak
raise
yükseltmek, yetiştirmek (çocuk)
settler
yerleşimci
withdraw
çekmek, para çekmek
single
tek, bekar
functionality
işlevsellik
accumulation
birikim
superficially
yüzeysel olarak
discriminate
ayırt etmek, ayrımcılık yapmak
quantitative
nicel
support
desteklemek
commonplace
sıradan
demand
talep
emit
(gaz, ısı, ışık vb.) yaymak
simple
basit
distinction
ayrım
confirm
doğrulamak
thoroughly
tamamen
largely
büyük ölçüde
competition
rekabet, müsabaka
expand
genişlemek
execute
idam etmek, yapmak
surface
yüzey
current
güncel
ancestor
ata
growth
büyüme, artış, şişlik
resignation
istifa
division
bölme, görüş ayrılığı
compensate
tazminat ödemek, telafi etmek
obliged
zorunlu, minnettar
repeatedly
tekrar tekrar
unlikely
mümkün olmayan
diversity
çeşitlilik
fully
tamamıyla
deficiency
eksiklik
trigger
tetiklemek
offer
teklif etmek, sunmak
almost
neredeyse
sustainable
sürdürülebilir
revolt
isyan çıkarmak
run
koşmak, yönetmek, akmak
compose
bestelemek, oluşturmak
decline
azalmak, reddetmek, gerilemek
uninhabitable
yaşanılmaz
constitute
oluşturmak
release
serbest bırakma, salınım, yayım
defect
kusur
continually
devamlı olarak
comprehensive
kapsamlı
distribute
dağıtmak
accessible
ulaşılabilir
expression
ifade, deyim, sembol
exposure
maruz kalma, ifşa etme, poz (fotoğrafçılıkta)
promptly
çok çabuk bir şekilde
flow
akmak
intention
niyet
repeat
tekrar etmek
memorable
hatırlanmaya değer
significance
önem
device
cihaz
neighbourhood
semt
quarrel
tartışmak
unrecognizable
tanınamaz
adequately
yeterli şekilde
dazzling
göz kamaştırıcı, büyüleyici
provide
sağlamak, şart koşmak
foster
çocuk büyütmek, (fikir, durum, his) teşvik etmek
distinct
farklı
inevitably
kaçınılmaz şekilde
decision
karar
recycle
geri dönüştürmek
perishable
çok dayanmayan(yiyecek)
accept
kabul etmek
potentially
imkan dahilinde
exclusive
özel
suitable
uygun
voluntarily
kendi isteğiyle
become
olmak
virtually
neredeyse
range
çeşit, sıra, menzil
developing
gelişmekte olan (ülke), büyüyen
Level 2