Level 12
Level 13

Calibration


71 words 0 ignored

Ready to learn       Ready to review

Ignore words

Check the boxes below to ignore/unignore words, then click save at the bottom. Ignored words will never appear in any learning session.

All None

Ignore?
take one's advice
öğüt almak, nasihatını dinlemek
throw away money
boş yere para harcamak
value your life
canının kıymetini bilmek
in other words
başka bir deyişle
something the matter
bir sorunu olmak
give rise to
sebep olmak
slave away at
dinlenmeden çalışmak
up to someone
e, a bağlı olmak
see somebody off
birini uğurlamak
come out of
sonuç almak
come off it
açık konuşmak
play a joke on
şaka yapmak
the other day
bir kaç gün önce
upset something
bozmak, alt üst etmek
put an end to
bitirmek, son vermek
shake hands with
el sıkışmak
speak for somebody
adına konuşmak
with respect to
...e gelince
speak the truth
gerçeği söylemek
go through with
bitirmek, tamamlamak, yürütmek
bear oneself well
vücudunu dik tutmak, hal ve hareketi iyi olmak
take charge of
bir görevi üstüne almak, üstlenmek
catch up with
koşup yetişmek, kaybedilen zamanı kapamak, yetişmek, kapmak
talk over with
bir konu üzerinde konuşmak, tartışmak, görüşmek
put on one side
bir tarafa bırakmak, bir kenara yığmak
shake one's head
bir durumu onaylamadığını baş işaretiyle belirtmek
take for granted
öyle olmadığı halde olmuş gibi farzetmek
rub shoulders with
...ile haşır neşir olmak, fazla samimi olmak
take by surprise
boş bulunmak, hayrete düşürmek, baskınla almak
catch up on
ertelemeden sonra işi yapmak, tamamlamak
set to work
bir işi yapmaya başlamak, işe koyulmak
cut up well
zengin, varlıklı, değerli v.b. olmak
clear something up
tertiplemek, düzene koymak, temizlemek, aydınlatmak, çözümlemek
come up with
üretmek, bulmak, öneri getirmek, yetişmek, ulaşmak, çözüm yolu bulmak, önermek
put one’s finger on
tam üzerine basmak
come to a decision
bir karara varmak
a bull in a china shop
patavatsız adam
think much well
beğenmek, gözü tutmak
stand in line
sırada beklemek
take advantage of
yararlanmak, faydalanmak
every now and then
ara sıra, arada sırada
act for some one
birinin vekili olmak
week in week out
aralıksız
slip one's mind
unutmak
save one's breath
boş yere nefes tüketmek.
send one's love
sevgilerini göndermek
take into consideration
gözönüne almak, dikkate almak
as soon as possible
mümkün olduğu kadar çabuk
reason with someone
birini delilerle ikna etmeye çalışmak
clean somebody out
meteliksiz bırakmak, bütün parasını almak
turn inside out
içini dışına çevirmek, ters yüz etmek
jump to conclusion
iyice düşünmeden karara varmak
be snowed under with
baş kaldıramamak
stand on one's feet
başkasının yardımı olmaksızın iş görmek
spare one's life
hayatını bağışlamak
sentenced to death
ölüme mahkûm olmak
throw cold water on
cesaretini, isteğini kırmak
take one's breath
nefesini kesmek, şaşırtmak
think twice before
enine boyuna düşünmek, derinliğine düşünmek
topsy turvy
alt üst, darmadağınık, başaşağı
the boot is on the other leg
durum tam aksi
quarrel with one's bread and butter
birinin ekmeği ile oynamak (iş için).
poke one’s nose into something
birinin işine burnunu sokmak
take some one under one's wing
birini koruma altına almak, himaye etmek
come down on somebody
eleştirmek, azarlamak, para istemek
prevent somebody from doing something
engel olmak, önlemek
set one's heart on
güçlü istek duymak, kesin kararlı olmak
thank someone for something
birine bir şey için teşekkür etmek
through thick and thin
yılmadan her güçlüğe katlanmak
save someone from something
birini birşeyden kurtarmak
drop somebody a line
mesaj bırakmak, bir iki satır yazmak
Level 14